İsteklerine erişenler; yeni “Ulular”



 


  Yaşam biçimini değiştirmek istemeyen milyarlar, dünyayı yavaş yavaş kemiriyordu. Çöküşlerle, ölüşlerle bile yüzleşseler, gerçeklikten kopuk istekleri durdurak bilmiyordu. Depremler, yangınlar, zulümler engel değildi çağlardır.. 

 Ve dinlememekti, anlamamaktı yeni kültür.. kendini, ötekini, çevreyi, doğayı, ayıyı, kuşu, mantarı, kayayı.. 

istemek, daha istemek, bi daha ve hep istemekti yeni kültür. 

  İsteklerine erişen başarılılar da; “ulular” olmuştu. Ve yeni putlardı, zihnimize yüklenen veya bizzat bile isteye yüklediğimiz İSTEKLER… yeni tanrılardı BAŞARILILAR. Bilinçler başarılı olmak, güçlü olmak, görülmek, duyulmak fikirleri ile adeta zapt olmuştu. 

   

  İyilik iyiydi, kötülük kötüydü.. ötesi ise duruydu tabi…

  Bizse cennete geriye dönüp elma ağacını indirmeye karar vermiş gibiydik… ve meğer cennette tanrı yokmuştu, bu kadar zaman nefsimiz zapt olsun diye bazı ileri görüşlüler bizi kandırmıştı.. e tamam bu kadar zaman tanrı cezalandırır diye geri durmamış mıydık zaten.. artık herşeyi isteyebilirdik, istediğimiz kadar isteyebilirdik… nasılsa tanrı yok, ceza da yok.


  

  Cebimdeki son elli lira da tükenirken, gerçekten neye ihtiyacım var ve neleri neleri isteyip duruyorum diye sorguluyor öz benliğim beni bi süredir.. o kadar zor değil aslında para kazanmak veya bulmak lakin, bu sorgulayışın içinde kalmak daha gerçekçi geliyor şu an.       


  Evet tabi yaşıyorum yaşamam da gerek.. canım bedenimde hala.. güzelliklere de dokunmak hoş olurdu elbet.. güzel yemekler, güzel dostluklar, güzel işler… tüm bunlar olsundu ve olurdu da kendiliğinden lakin; bu istekler dünyası mı döndürüyordu tüm bu devranı. Tanrı da ölmüştü.. peki kartalın kanadına kuvveti veren, rüzgarın dinamiğini gerçek kılan, ateşin ısıya sebep olmasının kaynağı, suyun herşeye can olmasının ardındaki, galaksileri döndüren kuvvet bu istekler miydi..? 

  

  Devran dönüyordu durmaksızın.. insandan sonsuz önce de dönüyordu, sonsuz sonra da dönecekti… 

 

  Peki biz kendi kazdığımız kuyuya düşünce, ne isteyecekti canımız acaba. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar